Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin

KORONA YAZILARI 3: ANLAŞILMAK-ANLAMAK ÇATIŞMALARI BULUŞMALARA DÖNÜŞTÜRMEK

Uluslararası Bipolar Bozukluklar Derneği'nin (ISBD) Kronobiyoloji ve Kronoterapi Çalışma Grubu ile Işık Tedavisi ve Biyolojik Ritimler Derneği'nin (SLTBR) Önerileri COVID-19 pandemisi dünya nüfusu için ciddi bir sağlık tehdidi oluşturmaktadır. Buna yönelik olarak, hükümetler kendi kendine karantina, kendi kendine izolasyon ve sosyal mesafe gibi bir dizi yeni politika uygulamaktalar. Salgının yayılmasını sınırlandırmak için tıbbi olarak gerekli olan bu yeni sosyal politikalar, yaşamlarımızda ruh sağlığımızı destekleyen birçok dengeleyici faktörün bozulmasına yol açabilirler.

Evlere sığmaya çalıştığımız şu günlerde duygularımızın da bu kadar kabarıp taşmasına yol açmamak için neler yapabiliriz- taşan duygularımızın ortaya çıkardığı incinmeleri-kırılmaları nasıl onarabiliriz-buluşma anlarını nasıl daha çok yaşayabiliriz?

Size birkaç başlık altında verebileceğim bazı ipuçları:

  • Duygularınız çok yoğun olduğunda doğal olarak öfke hâkim oluyor ve o sırada bu öfkenin içinizde durması çok zor. Doğal olarak da bunu dışarı vurma ihtiyacı hissediyorsunuz ve o sırada maalesef kırıcı olmak çok olası. Bunu en aza indirmek için sizin de diğer kişi/kişilerin de daha sakin ve nispeten huzurlu oldukları bir zamanda konuşmayı tercih edin.
  • Yaşadığınız zorlukları anlatırken duygularınız yeniden sizi etkisi altına alabilir – böyle durumlarda ağlamak çok doğaldır ancak öfke, kızgınlık duygularının hakim olmaya başladığını- sesinizin gittikçe yükseldiğini hissederseniz bir mola verin- mümkünse bulunduğunuz odayı terk edin- balkona veya mümkünse açık hava olan bir yere çıkın- dörde kadar sayarak derin ve yavaş nefes alın – ikiye kadar sayarak nefesinizi içinizde tutun ve sonra altıya kadar sayarak nefesinizi verin-bu rahatlama alıştırması hem sizi rahatlatacak hem de ön beynin devreye girmesi için size zaman kazandıracağı için tepkileriniz daha isabetli olacaktır. Böyle zamanlarda nefes egzersizi yaparken aynı zamanda gözleriniz kapatıp sizi rahatlatan bir ortamda -köyünüz, deniz kenarı-ormanlık arazi vb.- olduğunuzu hayal edebilirisiniz. Bu alıştırmalar daha sakin olmanızı sağlayacaktır.
  • Zorluk yaşadığınız bir dönemde ihtiyaçlarınızın da beklentilerinizin de farklılaşması doğaldır. Belki normalde üstesinden geldiğiniz bazı zorluklar şimdi sizin de endişelerinizin eklenmesiyle artık o kadar idare edilebilir durumda olmayabilir. Bu oldukça doğaldır, gergin ve sıkıntılı olduğunuzda önceden önemsemediğimiz ya da çok ön planda tutmadığınız ihtiyaçlarınız daha ön plan çıkabilir. Bunu fark etmek ve yardım istemek önemlidir.
  • Yardım istemek güç gelebilir- yardım isteyen kendisinin güçsüz ve zayıf olduğu, problemlerin üstesinden gelemediği hissine kapılabilir – oysa ki herkesin zorlandığı ve başka birisinden destek almaya ihtiyacı olduğu zamanlar vardır- yardım istemek güçsüzlük ve zayıflık değildir- yardım edebilmek diğer insana da iyi gelir.
  • İhtiyaçların ifade edilmesi önemli olmakla beraber bunu hangi kelimeleri kullanarak ifade ettiğiniz de çok önemlidir. Ne söylemektesiniz. Bu söyledikleriniz sizin tam olarak anlaşılmanızı sağlıyor mu? Yoksa sadece öfkenizi ve kızgınlığınızı mı içeriyor? Suçlama var mı? Eleştiri var mı? Suçlama, eleştiri karşınızdaki kişinin sizi anlamasından çok onun da sizi eleştirmesi ve suçlamasına zemin hazırlar. Herkesin bir diğerini eleştirebileceği ve suçlayabileceği nedenleri olabilir. Ancak bu şekilde eleştirmek ve suçlamak kendinizi ifade etmiş hissettirerek duygularınızın rahatlamasını sağlasa da onarımdan çok yeni kırgınlıklara yol açacaktır. Çünkü eleştiri ve suçlama olumsuz, aşağılayıcı, küçümseyici ifadeler içerir ve çok incitir, öfkelendirir. Öfke mantığı geri plana iter ve duygular hâkim olduğunda diğerini anlamak ve yardım etmek güçleşir.
  • Ne söylediğiniz yanında nasıl söylediğiniz de önemlidir. Tamamen iyi niyetli olumlu kelimeler incitici bir ses tonu ve vurgularla söylendiğinde, kelimelere eşlik eden beden dili, mimikler kötü hissettirdiğinde de öfke ve kızgınlık devreye girer. Öfke mantığı geri plana iter ve duygular hâkim olduğunda diğerinin sizi anlaması, ihtiyaçlarınız fark etmesi ve yardım etmesi güçleşir. Acılar azalacağına daha da katlanır.
  • Daha iyi anlaşmayı, daha çok buluşma anları yaşamak istediğimiz kişiler sıklıkla bizim için en önemli olan en yakınımızda olan ya da olmasını istediğimiz kişilerdir. Onların en yakınımızdaki insanlar olmasını sağlayan da onlarla yaşadığımız güzel paylaşımlar ve geçirdiğimiz güzel zamanlar, aldığımız desteklerdir. Yani çatışmalı durumlar da olsa en yakınımızda olan ve bizim için önemli olan insanlardan aldığımız önemli destekler de vardır. Bize iyi gelen yönler de olmaktadır. İhtiyaçlarımızı ifade ederken önce onunla ilişkimizde bize iyi gelen, iyi hissettiren yönlere -az ya da çok olabilir-bize verdiği desteklere gündeme getirerek bunlar için teşekkür ederek başlamak iyi bir adımdır.
  • Her zaman iyi olanları önce söylemek sonrasında ihtiyacımızı dile getirmek işe yarar ve etkili bir yöntemdir. Bu karşınızdaki kişinin sizi daha aktif ve iyi duygularla dinlemeye hazır olmasını sağlar.
  • İhtiyaçlarınızı dolaylı mesajlar ile vermek yerine tam olarak neye ihtiyacınız olduğunu söyleyin. Bu konunun dağılmasını önler. Net bir odak üzerinde olmanızı sağlar.
  • İlişkide diğer kişinin ihtiyaçları ve duygularını da anlamaya çalışmak ve fark ettiğimiz ihtiyaçlarını dile getirmek diğer kişiye de iyi gelecektir. Anlaşılmak sizin için nasıl bir ihtiyaçsa diğer kişi de anlaşıldığını ve onun hassasiyetlerinin de farkında olduğunuzu bildiğinde daha aktif bir şekilde çatışmalı durumun onarımı için çaba gösterecektir.

Duyurular

KİPT 2023 Eğitimi

Türkiye KİPT Derneği olarak 14 Ocak 2023’te gerçekleşecek olan Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi Modüler Eğitimi hakkında sizleri bilgilendirmek isteriz.

Devamını Oku »